<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0">
<title>Şiir Tutkusu, son 20 eklenen</title>
<link>http://siirtutkusu.com/</link>
<description>Şiir Tutkunlarının eklediği son 20 yazı</description>
<language>tr</language>
<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:38:47 GMT</pubDate>
<channel><item><title>mehmet1, EZ DİLDARDARİM isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/ez_dildardarim.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:38:47 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/ez_dildardarim.html</guid><description><![CDATA[Ez tim evîndarım
Ezim dildar
Bi her rojên bihar û havînan
Ezim bi gulan ve geş dibim
Bilbilan ve dixwenim û dilşah dibim
Per-baskê min pir tenikin û pir nazikin

Dilê min dilekî zehf germe
Dilekî narîn û zîz e
Wek gulên axa me
Evîna min evînekî pir kûre
Gava keçên welatê me
Diçin bêrîyê dibin bêrîvan
Ez bi wan mêze dikim
Dibim heyrana bejn û balên wan
Ên kubar wek şitilên darên gez ê pir zirav
..."\n"]]></description></item>
<item><title>yasemence, -.-.-VEYSEL MUHAMMED AŞKI.-.-.- isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/veysel_muhammed_aski.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:17:31 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/veysel_muhammed_aski.html</guid><description><![CDATA[Veysel bekledi durdu yıllardır mesut günü
Hasretini bitirip artık kavuşma günü

Dağa taşa sığmadı coşkusuyla gezerek
O sevgili RESUL ün kıymetini bilerek

Bir bayram telaşında RABBE şükür senada
Gitmeliydi yanına ermeliydi murada

Annesiyle hasbihal ediyordu durmadan
RESUL u övüyordu tek bir an yorulmadan

Dedi ’anne gıdada bunca bulunan lezzet
RABBİM in ikramı bu aşkına sundu izzet

Sebebini bildinmi şimdi doğdu MUHAMMED
..."\n"]]></description></item>
<item><title>arikan, RUHUMUN İKLİMİSİN isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/ruhumun_iklimisin.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 16:56:56 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/ruhumun_iklimisin.html</guid><description><![CDATA[ruhumun iklimisin
sen
gidişin hazanım
üzülürüm

yokluğun kışım
üşürüm
üşüdükçe
artan bir özlemle
seni düşünürüm

gelişin baharım
düşersin
cemre gibi
yüreğime
kaynar kanım
..."\n"]]></description></item>
<item><title>feryadi, Uzaklar Yârim Oldu isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/uzaklar_yarim_oldu_1.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:45:33 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/uzaklar_yarim_oldu_1.html</guid><description><![CDATA[Aşklar dağlar delindikçe olaydır
Güle kavuşmadan bülbüldür solan
Seni seviyorum demek kolaydır
Sevmek değil kaybetmektir zor olan

Yâr,peşinden koşturduğunca yârdır
Her destan,vuslatın kanlı gözyaşı
Daha bir gönüle ikrarım vardır
Sıladan haber ver,gönlüm sır taşı

Yine böldüm uykuları bugün de
Geceyi sana yazdım,hükümsüzdür
Dökme zülfün,yakma beni hüznünde
Bu diyarda hangi can ölümsüzdür?

Habersiz gidişin neyin edası!
..."\n"]]></description></item>
<item><title>feryadi, Uzaklar Yârim Oldu isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/uzaklar_yarim_oldu.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:43:44 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/uzaklar_yarim_oldu.html</guid><description><![CDATA[Aşklar dağlar delindikçe olaydır
Güle kavuşmadan bülbüldür solan
Seni seviyorum demek kolaydır
Sevmek değil kaybetmektir zor olan

Yâr,peşinden koşturduğunca yârdır
Her destan,vuslatın kanlı gözyaşı
Daha bir gönüle ikrarım vardır
Sıladan haber ver,gönlüm sır taşı

Yine böldüm uykuları bugün de
Geceyi sana yazdım,hükümsüzdür
Dökme zülfün,yakma beni hüznünde
Bu diyarda hangi can ölümsüzdür?

Habersiz gidişin neyin edası!
..."\n"]]></description></item>
<item><title>kirmen, Tepelemesine Keskin İnim isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/tepelemesine_keskin_inim.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:33:04 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/tepelemesine_keskin_inim.html</guid><description><![CDATA[Soğuk...
Şaka maka değil buzzzzzzzzz gibi açıktanaçığalı zorba zıkkımı
Şaka maka değil dağılmış bir frensizliğin makas aralığını gittikçe uçurumlaşan
Dingil yataklarındaki bütün yol yordamlılığın bilyelerini direksiyonsuza nakletmiş
Çok yoğun ortamlardan daha az yoğun ortamlara düzey ve denge sapıtan yansıma ki...
İçi zehir dolu su damlacığının küresel ışık köreltisinde
Yandan yundan bindirip candan ciğerden çıkan mızrak gibi ecelsi
Kamaraman arkadaş...
Eeeeeeey ...
Kamareman arkadaş huuuuuuuu...!
Dış ticaret aldısıyla verdisiyle topu dikmiş ..açıkta çırılçıplak cıbırmış...
Titreyip duruyormuş elalemin çaldığı dangalak dümbelekliğin önünde
Kalkan füze sessiz uçak...
Kumara yatmış para borsa ve piyasa huuuuuuuuu...!
Buzzzzz gibi sıcak paraların yüksek faiz kölesi çiğ köfte şark kurnazlığı
Acılı ve boooool ağıtlı solist fiyat ar-sız-menüüüü
..."\n"]]></description></item>
<item><title>kirmen, Telli Pullu Postalara Mahal isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/telli_pullu_postalara_mahal.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:32:37 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/telli_pullu_postalara_mahal.html</guid><description>Gide gide halden bir halolan gönül sızım
Ayvanar çiçekleri toplar bazı yazın, bazı güzün...
Şurdan geçerken herhangi bir deminde kendini bana yetiştirip 
Yükündeki kervanları ileten zamana
Hırçın dalgalar kayıklanır telli pullu postalardan mayilim
Aşka gide gide hem söylenir
Hem eğlenir
Gide gide derinleşip divaneleşir bir damlasında okyanuslaşan taahütüm
Dilde lutuf, sırda yar, yürekte yara...
 Gide gide kulaç atar sazlı sözlüm 
Sarhoşun sarhoşu sonsuza

Seyfi Karaca........Ocak / 12
</description></item>
<item><title>kirmen, Gelişine Güzele isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/gelisine_guzele.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:32:16 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/gelisine_guzele.html</guid><description>Güneş gittiği tarafların oralarında
Süzül gölgelere çekilir yeryüzü ballı badem
Üzülür kimi çiçekler damarından yikinmiş yellerle tığlara batarak
Görünmezliğin elleri kendi oyasını işler simsiyah örtülerin içinde
Uzun yağmurlar dökülür buluurtları kanarcasına içen sağnağın
Kimi yaraların incesine kör bıcakları değer kıvılcım saçan bıçaklarda bilenmiş
Tan ağarır bütün bu sancıyan tüllerin içinde
Gün döner güneşle sabahın perdelerini gecelerden aralayıp
Bağa, bahçeye, bahara, ateşe yahut dumana nesi nasıl rast gelen
Taptazecik  özlemlerle
Gelişine güzele...

Seyfi Karaca.........Ocak / 12
</description></item>
<item><title>mehmet1, YOLUMDAN DÖNEMEM isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/yolumdan_donemem.html</link><pubDate>Fri, 03 Feb 2012 09:29:57 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/yolumdan_donemem.html</guid><description><![CDATA[Dostlar günümü asla gün edemem
Para-pula, şan, şöhrete gidemem
Sözüm sözdür, tüm halklara sözüm var
Ben yola çıktım yolumdan dönemem

Ülkemin her bir köşesi tarumar
Bu kötü yıllar zor günler geçmeden
Ey dostlarım özgürlüğe andım var
Ben yola çıktım yolumdan dönemem

Köyler yakılıyor evler göçüyor
Analar, bacılar, canlar ağlıyor
İşbirlikçi kansızlara kinim var
Ben yola çıktım yolumdan dönemem

Köylü-işçi, emekçiler mağdurken
..."\n"]]></description></item>
<item><title>kirmen, Işık Kırılması isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/isik_kirilmasi.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 19:53:56 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/isik_kirilmasi.html</guid><description>Yaşamın ardından nefes nefese yorulmalarla koşuşturan bütün emekler, çevresindeki donanmışlıklara göre şekilden şekile girerse, akibeti haraba uğrayan işin içinden ol görüp çıkamamazlığın  takipsizliğini sonlanır yok yere. Çok içyakan ve sitem dolulukluğuyla kala kalandır bu son. 
Bence sevgi kaynaklı hiçbir güzellik, kişilere ve çoğul-tekçil kalabalıklaşmalara yahut azalmalara dayanmamalı. Yok eğer ki hal böyle olursa, dünyamızı yalnızlaştığımız kimi azalmalarla korkan; sinen, kendine güvenci hiçleşen her bir durumda panikler; veya kimi kuru gürültülerin herkesin gittiği - belki kirli, belki laçka, belki azap yüklü- çıkmazlarla çukurlaşan doluluğunu ben de gideyim ille güdümlüsünden çoğaldığımız her durumdaysa, körükörünelerin dayatmacısı güç ve iktidar deneme sınama bunaklığına düşebiliriz. Yani günün eksilen azalan hiçbir koşuluna göre değişmemeli insani değerlerimiz. Herhangi bir yüce değerin ( sevgi, saygı, adalet, paylaşım, ilgi, bilgi, aidiyet duyusu vs vs..)  kalıcılığıysa, ola ki hiçkimsesiz de olsa, kişinin kendi yaşamsal kalıbını bastığı şahadetini, yani yalınçıplak  şahitliliğini ister...
Yani  bütün inançların özü ve esasında aslında ; herdurumda ve herşartta üstünde taşıdığı hakkı ödenmez duyuranlarıyla ( göz, dil, yürek, his, kulak, gönül, bilinç, bağ, ilgi, bilgi, beceri...) şahit olduklarının ömrü pahasına hiç vazgeçmeksizin ardında durmasıyla ilişkin sağlamlaşmalar temeli yatar. Hiçbir zerrece oluşum ( gerek olumlu gerek olumsuz ) yaşam darasında tartılmış karşılığı olmadan asla vucuda gelme şansına sahip değildir. Bu bakımdan, güzeli dileyen kişi, mutlaka dilediği değerin karşılığında yukardaki parantez içi öznellikleri cümle cümle insanlığında sorumlulaşıp yüklenmek zorundadır emeklerine. Eğer ham hayal kuruntucusu olarak güme gitmişse arzedilen dilek, insan da güme gitmiştir bütün boyu, boyutu ve işlerlik kazanacak derinliğiyle yaşamın beyaz defterlerine durmaksızın simsiyah karalamalara gün avutmuştur vebal sahibi olarak. 
Haliyle de hayatı insanıyla dengede tutanların ne hükmü vardır, ne yükümlülüğü, ne de ele avuca gelen yürürlülüğü. Bu yüzden, insanın şikayet etme sermayedarlığına sahip çıkarak mütemadiyen mukavvadan karton- kalkan duvarlaşmalarının arkasına sızlana ağlana hayatını hebaya vermesi; hem yaşamın ödenmez değerlerine, hem toplumsal bağ ve bağıntılılıklara, hem de kendi adına heder-keder sarmalında bunalıp boğulan güngörmemişliğe en az... üç kere zül ve haramdır.
Çünkü her şikayetin , hayatı günyüzüne çıkaran güleç bir sır aynası ve olumsuzu olumluyla ekip biçen mahir ve maharetli birikimi olması gerekir.Aksi halde, sonu gelmeyen hüsn-ü kuruntular vesvesesinde somurtkan ve çığırtkan kavga-gürültüler kıskaçlısı, kıvrandıkça acılara dağlanan kördüğümleşmelerin kısırdöngüsüne kendini kapaklanır mahkumiyet. Kör..zırcahil..şidetli travmatik...linç eğilimlisi hınç..aklıyla arası olmayan karmakarışıklıklar işte tam bu hayata kan kusturan alabulantılıklardan meydan bulur kendine.
Ve her sitem ettikçe dinginliğini bir türlü bulamayıp , devamlı  ve yine  bir türlü toprak yüzü görmeyen yaşam ihracı dünyasızlaşmak, ne sitil, ne saçak, ne ardıllarını besleyen yaşam yaşertisi sürgün...hiçbir şartta hayatı soluklanan nefeslere can veremeyecektir. Tabi bu haliyle de, yine sonu gelmez bir şekilde üçüncü ellerden rivayet üzere duyup işittiği sessizliğe göz yorarak, binbir çile-keşlikte gönül kocatıp, kulak kesilerek bütün kendini kuşatan susa, pusa, ürküten ve korkutan sessizliklere...kim nasıl azar basarsa ona gıpta edip, adeta secdesine eğilecektir. 
Çünkü bu yer ve zemin kaybı dünyada kendi yürek ve hayal gücünün arkasında duramayışın hiçbirzaman kendini tanımlayan sağlamlığıyla donanımını tesis edemeyeceğinden,  ne inancı vardır düne, ne yarına dair sevinci. Yaban; çetin, yaman yaşam koşullarına karşıysa her halukarlığın üstesinden gelebilecek hiçbir direncin arzedeni değildir. 
Ne vakit yerinden oynasa, hayata karşı varolan inancı ve güvenci değişen gündelik yaşam seyrinin yüzeysel değişimleri oranında değişkenlilik gösterir ki... O, sadece güdülü bir hiçleşmenin asit sancılısı turnusol kağıtlığını yapmakla kendini mükellef sayacağından,  içi boşlukla doldurulmuş bu yoğunlaşmayı bütün bir ambalaj işi için suretlenmeye harcayarak, yaşamı etrafında saplandığı özel-tüzel dayanaklar olmadan yüklenip yürütme gücünün de dirayetlisi değildir hiçbirzaman. 
Bu yüzden, eğer her gün yüreğinizde dünya diye bir derdiniz varsa, hiç kuşkunuz olmasın, kimi aynı yürekte nabız tutan gönülbirliktelikleriniz belki de çoktaaaaaan sizin varıp ulaştığınız yahut ulaşmayı ömrünüzün bedeli saydığınız yerde aynı kalpliliğin hassas inceleriyle size doğru hiç ummadığınız kadarından daha yakına varmıştır.
Hani ki...İnsan hiçkimsenin müsadesine danışmaksızın sevgi doğurganlığı sonsuzlukla, yağmuruna yaşına, yahut azına, yahut çokluğuna bakmaksızın ne sağının ne de solunun; kendini kalbinin kucaklarında bulsun hayatı.Bulduğunun gücüne inansın.
Görecektir ki sevgi; nelere nelere nelere, hem de neler nelere... hem haktan tükenmesiz mebla, hem de, ne olmaz işleri olura çevirene kani; ve  kadirmiş...



Seyfi Karaca.........Ocak / 12
</description></item>
<item><title>kirmen, Bağrı Hayata Açık İskele isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/bagri_hayata_acik_iskele.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 19:53:05 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/bagri_hayata_acik_iskele.html</guid><description><![CDATA[Güzel hayat...Behey kıymetlim
Sonunda ne kazanırım diye gitmedim hiçbir yolu hiçbir yerden bir yere
Bilirsin....
Bakmadım hiçbir aynaya değildiyse avuçladığım topraklar kadar sihirsiz
Hiçbir tadı daha kolay kılınır bulmadım ekmekten
Çok içtim suyunu lakin kanmadım, çünkü bu sarhoşluk
Bin kere bıçaklanmış can damarından her bir defa yeniden sağılan aşktı ancak
 Kavrulmuş buğdayların ekin ekin gelinbaşlarına altın sıcaklığı saçan güneş değildiyse
İlişmedim hiçbir yalan –dolan sofraya bilirsin...
Dibi bulanık suların derininde sakladığın bulutları keşfettim
Behey hayat....Kıymetlim...!
İliklerinde ıslanmış yağmur kristalleri vardı süslendiğin gökkuşağı duvaklarının ki
Suda hayali  kırılmış ışıklarla gönüldeliliklerini buldum ay yakamozlarında
Seni hayat...seni....
Boncuk boncuk ipler eğirirken yağmur damlacıkları
Buzda yürüyen nehir çığlıklarını buldum bayırda dağda bir de her yerde,
..."\n"]]></description></item>
<item><title>kirmen, Yahut Tersi isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/yahut_tersi.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 19:52:09 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/yahut_tersi.html</guid><description>Oluru olacağı yoktur sen olmaksızın beni, 
Yahut tersi
Ve haliyle bizsiz insanı , aysız günsüz güneşsiz dünya gibi
Elbette değil
Ne mümkün..!

Seyfi Karaca...........Ocak / 12
</description></item>
<item><title>kirmen, Diyar-ı Narına Sonsuza Müebbet isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/diyari_narina_sonsuza_muebbet.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 19:51:41 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/diyari_narina_sonsuza_muebbet.html</guid><description><![CDATA[Bir yer biliyorsan kalbin kadar yakın
Biryer biliyorsan sevmek kadar emin ve güzel
Bir hal biliyorsan aşk yangını buza ve bulutlara karışık hasretle
Bir yol biliyorsan durmaksızın yürümelisin meylini
Hani dalıp da başkaya sapsan 
Seninle birlikte yoşunup ve seninle birlikte aşınıp
 Uçurumlara devrilecek olan zamandır düştüğü peşin sıra seninle birlikte
Dursan yahut dösen gersingerisine sıfıra
Vazgeçmiştesin böyle sıyrıklarından kurtulamayan yaralanmışlıklar köhnesi
Sıvışıp kaybolsan günü batan karanlıklarla
Ardında bıraktığın yaşam yeşertilerinin seni sana çığlıklayan seslenişidir ki..
Duymamazlıktan gelemezsin seni hayatta tutan nabzını
Terkedemezsin nice hafıza kayıplarına aşka eş olan canını
Büzülüp kapanamazsın gözlerindeki gören ışığı
Duyumsayan rengi hisslerinde
Anımsayıp algılayan farkı aklında ve fikrinde
..."\n"]]></description></item>
<item><title>kirmen, Leyli Livanım isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/leyli_livanim.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 19:50:40 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/leyli_livanim.html</guid><description>Çekilmiş telgrafın dilinde iplik iplik üzülmüş inceler
Behrizamandan sözü vardı belki,
 Uzakları  büklüm büklüm burkulup deheyleyen adsızın
Sökülüp saçılan parçalanmış bulutların sözü vardı belki yerdeki topraga
Gökyüzündeki yadellere yakuta
Sözü vardı algın dağlara, yorgun çöllere belki hazan, belki de hozanın
Her düşen yapraktan gazeller okuyup usturalandığı yaralara rüsvan revan pir-i perişan
Yıkıldığı yerden daha kalkamadan
Çığ üstüne çığ yüklenen kar çığlıkları gibi
Dilinin ucunda sızlayıp da diyemediği bir şey vardı belki yanıp kavrulduğu yürekte
Ah içinde bir meyli vardı hançeresi gamdan
Delalisi belki leyli leyli leyli
Leyli yar livanım...

Seyfi Karaca..........Ocak / 12
</description></item>
<item><title>kirmen, Dipsiz Kova isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/dipsiz_kova.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 19:49:44 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/dipsiz_kova.html</guid><description>Bulutların gözünde yaş
Sazın telinde gam...
İsmini kimsesizin künyesine yazar gibi mahsus
Bir bulanıp
Bir durulanan sırlarda aksi cevlan
Yele 
Yamaca
Canda canan bulmak isteyen çarşıpazarda
Çıkıp gidiyor kimi yere kimilerinden ömrü
Yağmur alıp gökten
Kimi eyvaha, deliboran satarak toprağa

Seyfi Karaca.........Ocak / 12
</description></item>
<item><title>halit, Diyarına Varamıyorum isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/diyarina_varamiyorum.html</link><pubDate>Thu, 02 Feb 2012 09:53:41 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/diyarina_varamiyorum.html</guid><description><![CDATA[Diyarına Varamıyorum

Gün battı, karanlık çöktü,
Örümcek ağlarıyla sarılmış her yer,
Yalnızlığımla baş başımayım,
Düşünce deryasına daldım,
Tarif edilmez bir hüzün çöktü,
Kendimden geçtim,
Diyarına varamıyorum…
Hülyalarda seni arıyorum,
Donuk gözlerle bakakaldığım yerde,
Silüetin beliriyor,
Uzanıp dokunamıyorum,
Boş kalan ellerimde,
Bir ateş ki hasretin,
Yüreğim eriyor…
..."\n"]]></description></item>
<item><title>mehmet1, KARAKIŞ isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/karakis.html</link><pubDate>Wed, 01 Feb 2012 22:36:27 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/karakis.html</guid><description><![CDATA[Bugün hava soğuk
Bardan, bardan lapa, lapa
Üstümüze kar yağıyor
Gücük’tür 

Bugün fakirlere korku veren
Dama, cama düğümlenmiş
Ezip geçen soğuk bir gündür
Fırtına var

Zenginlere zevk û sefa
Kuşa, böceğe ölüm
Evsize, barksıza
Dehşet dolu korku yaşatan bir gündür

Şehir köşe, bucak buz tutu
..."\n"]]></description></item>
<item><title>yasemence, YERİNE KİMSEYİ KOYAMIYORUM... isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/yerine_kimseyi_koyamiyorum.html</link><pubDate>Wed, 01 Feb 2012 14:51:01 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/yerine_kimseyi_koyamiyorum.html</guid><description><![CDATA[Bazan anıların ayak izleri
Zamansız kurduğun siyah sözleri
O sıcacık bakan şehla gözleri
İnan unutmaya kıyamıyorum.


Ne zaman bitecek çektiğim elem
Ne zaman dolacak takvimde çilem
Konuşup dursada cümle el alem
Senden gayrısını duyamıyorum.


Sen gittin gideli açmadı gülüm
Vuslata ermedi bitmedi zulüm
Bir kere bahtıma gülmedi ölüm
Her gün can vermeye doyamıyorum.
..."\n"]]></description></item>
<item><title>yasemence, YANINDAYIM YAR isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/yanindayim_yar.html</link><pubDate>Wed, 01 Feb 2012 14:42:12 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/yanindayim_yar.html</guid><description><![CDATA[--YANINDAYIM YAR---

Bazan sensiz kalmak korkusu sarar
Yüreğim darlanır ruhumu yorar
Düşünmek aklıma verdikçe zarar
Ben sana yaslanan a’nındayım yar

Öksüzüm sensizsem koyma ayazda
Ne kadar etsende nazla niyazda
Kavuşmak kısmetse bekle bu yazda
EYLÜL ü buldurmam yanındayım yar

Gözümü göğerttim gönlümü açtım
Seninle kaç ışık kaç şua saçtım
Mehtabımdın benim koynuna kaçtım
Şimdi bas bağrına canındayım yar
..."\n"]]></description></item>
<item><title>bozbayir, YIKMIŞLAR isimli şiiri yazdı</title><link>http://siirtutkusu.com/siir/yikmislar.html</link><pubDate>Wed, 01 Feb 2012 10:47:31 GMT</pubDate><guid isPermaLink="true">http://siirtutkusu.com/siir/yikmislar.html</guid><description><![CDATA[YIKMIŞLAR
Gönül bahçemdeki gülü dermişler,
Bozmuş bağ, bostanım dağ eylemişler
Yıkıvermiş sarayımı, hanımı
Baykuşlar ötüşen, pağ eylemişler

Şimdi baykuş öter, gönül bağımda
Ne sümbül, ne nergis biter dağımda
Başıma akları bu genç çağımda
Ne öldürmüş ne de, sağ eylemişler

Ruh musun, hayal mi nerde gezersin?
Aklından bin türlü şüphe süzersin
Birde şair gibi dörtlük yazarsın
Seni şair değil, şağ eylemişler

..."\n"]]></description></item></channel></rss>
